Burak BarınMatematik Eğitmeni
Veli Rehberi

Matematikten Nefret Eden Bir Öğrenci Nasıl Ders Çalışır Hale Gelir?

Burak Barın — Antalya matematik özel ders eğitmeni

Burak Barın

Matematik Eğitmeni · 5 yıl deneyim, 30+ öğrenci · Antalya

Yayın: 3 Eylül 2026

Kısa cevap

'Matematikten nefret ediyorum' cümlesinin altında çoğu zaman 'matematikte hep başarısız oldum' deneyimi vardır; nefret bir savunmadır. Çözüm, öğrenciye yetenek etiketi değil 'henüz öğrenmedin, öğrenebilirsin' mesajı vermek ve küçük başarı deneyimleri biriktirerek güveni yeniden inşa etmektir.

Bu adımları çocuğunuzun seviyesine göre birebir uygulamak istiyorsanız Antalya'daki hizmet bölgeleri sayfamızdan detaylı bilgi alabilirsiniz.

Nefretin arkasında genellikle utanç vardır

Bir öğrenci matematikten nefret ettiğini söylediğinde, bu cümlenin altını kazırsanız neredeyse her zaman aynı şeyi bulursunuz: tekrarlayan başarısızlık ve bu başarısızlığın yarattığı utanç. Sınıfta tahtada çözememek, 'basit' görünen bir soruda takılıp kalmak, 'herkes anladı ben anlamadım' hissi… Bu deneyimler birikince öğrenci, yapamadığı şeyi sevmiyormuş gibi davranarak kendini korur. 'Nefret ediyorum' demek, 'yapamıyorum' demekten daha az acı vericidir.

Bu yüzden nefretle mücadele etmek, matematiği sevdirmeye çalışmakla başlamaz; önce utancı azaltmakla başlar. Öğrenci, hatasının alay konusu olmadığı ve 'bilmiyorum' diyebildiği bir ortam bulduğunda savunma yavaşlar.

Etiketi değiştirmek: 'yapamıyorsun' değil, 'henüz öğrenmedin'

Öğrenciye söylenen dil, kimliğini inşa eder. 'Senin matematiğin zayıf', 'sen sayısalcı değilsin' gibi cümleler, hatayı kalıcı bir özelliğe dönüştürür. Oysa aynı durumu 'bu konuyu henüz öğrenmedin' diye çerçevelemek, durumu geçici ve çözülebilir hale getirir. 'Henüz' kelimesi küçük ama etkisi büyüktür: çalışmanın bir anlamı olduğunu söyler.

Birebir derste ilk görüşmede öğrenciye söylediğim şey genellikle şudur: 'Burada senin ne kadar zeki olduğunu ölçmeyeceğiz; hangi konularda boşluk olduğunu bulup onları kapatacağız.' Bu cümle, 'yargılanma' korkusunu ortadan kaldırdığı için nefret eden öğrencilerin çoğu ilk dersten itibaren rahatlar.

Küçük başarı deneyimleriyle güveni yeniden inşa etmek

Nefret, başarısızlıkla beslendiği için panzehiri de başarıdır. Ancak bu, öğrenciyi zorlayan değil, çözebileceği sorularla başlayan bir başarı olmalıdır. Seviyenin hemen altından başlayıp üst üste doğru çözmek, 'ben bunu yapabiliyorum' kanıtını biriktirir. Bu kanıtlar çoğaldıkça öğrenci derse daha istekli gelir.

Bu süreçte acele etmemek gerekir: Birkaç hafta boyunca 'kolay' sorular çözmek, dışarıdan bakıldığında zaman kaybı gibi görünebilir ama içeride önemli bir şey değişir: matematik artık korkulan bir rakip değil, başarılı olunan bir alandır. Seviye, bu güven oturdukça kademeli olarak artırılır.

Matematiği hayata bağlamak

Nefret eden öğrencilerin çoğu matematiği, okulda geçilmesi gereken soyut bir engel olarak görür. Bu algıyı kırmanın yolu, matematiği günlük hayatın içinde göstermektir: Bir indirimde yüzde hesabı, bir tarifte oran-orantı, harçlık biriktirirken oranlar… Öğrenci matematiğin kendi ilgi alanıyla (spor istatistikleri, oyun puanları, alışveriş) ilişkisini gördüğünde, 'bu bana ne kazandıracak' sorusu cevapsız kalmaktan çıkar.

Buradaki amaç matematiği 'eğlenceli' diye pazarlamak değil; ona bir işlev kazandırmaktır. Matematik, kendi başına sevilmesi gereken bir ders olmaktan çok, istenen sonuçlara ulaşmayı sağlayan bir araç olduğunda öğrenci onunla barışır.

Süreçte ebeveynin rolü

Ebeveynin baskısı, nefreti besleyen en güçlü dış etkendir. 'Ders çalış', 'netlerin neden düşük', 'komşunun çocuğu nasıl yapıyor' gibi cümleler, matematiği bir ceza zeminine çevirir. Bunun yerine sürece odaklanan sorular işe yarar: 'Bu hafta hangi konuyu öğrendin?', 'Hangi soru tipi seni zorladı?', 'Bana bugün öğrendiğin şeyi anlatır mısın?' Bir şeyi anlatmak, öğrencinin o konuyu sahiplenmesini sağlar.

Eğer okuldaki deneyimler öğrencide derin bir güvensizlik yarattıysa, kısa süreli birebir destek bu döngüyü kırmak için en hızlı yoldur. Küçük bir grupla değil, tek başına çalışmak, utanç yaşayan öğrenciye 'yanlış yapabileceğim güvenli alan' hissi verir ve nefretin yerini zamanla güven alır.

Sıkça sorulan sorular

Matematikten nefret eden bir öğrenciye zorla ders çalıştırmak işe yarar mı?

Kısa vadede soru çözümü artabilir ama nefret büyür ve lise yıllarında öğrenci tamamen kapanabilir. Önce güveni onarmak, sonra çalışma düzeni kurmak gerekir; sıralama tersine çevrilirse sonuç genellikle kalıcı bir uzaklaşma olur.

Nefret eden öğrenci için en doğru başlangıç noktası nedir?

Müfredatın en başı değil, öğrencinin son takıldığı konunun bir altıdır. Kısa bir tarama ile kopan halkalar bulunur ve yalnızca onlar çalışılır; böylece öğrenci 'ben aslında çoğunu biliyorum' gerçeğiyle yüzleşir ve bu, motivasyonu hızla yükseltir.

Bu süreç ne kadar sürer?

Öğrenciye göre değişir; ancak haftada 1-2 ders ve düzenli küçük adımlarla ilk 4-6 haftada öğrencinin derse yaklaşımında belirgin bir rahatlama görülür. Kalıcı alışkanlık ise birkaç aylık tutarlı bir süreçtir.

Çocuğunuz için birebir matematik desteği mi arıyorsunuz?

Seviyesine göre hazırlanan bir çalışma planıyla tanışmak için WhatsApp üzerinden yazabilirsiniz.

WhatsApp'tan Yaz
WhatsApp'tan YazAra